Cuma, Ocak 14, 2011

Filler kaçmasın

Filler kaçmasın yeni yuva bulduuuuu!


Leo'nun Gap'tan aldığım filli tulum ve şapkası.

3-6 aylık.

İlk mail atana gider.

Mailin konu kısmına Filler kaçmasın yazarsanız gözden kaçırmam.

Organik şeyler

Organik şeyler yeni yuva bulduuuuuuu!


Leo'nun organik Gap tulumu ve Petit Bateau tulum ve hırkası, yelkenciler için ideal.

3-6 ay.

İlk mail atana gider.

Mailin konu kısmına Organik şeyler yazarsanız bana cok kolaylık olur.

Denizci

Denizci yeni yuva bulduuuuuuu'!



Leo Aliş'in denizci kıyafetleri.

0-3 ay.

Bana atılacak ilk maile gider.

Mailin konu kısmına Denizci yazarsanız arada kaçırmam.

Perşembe, Ocak 13, 2011

Paylaştıkca artalım.

Bu blogda bizim oğlanla ilgili yaşadıklarımızı paylaşacağım.Paylaşacağım derken hem olanı biteni, yaşadıklarımızı hem de Leo ALiş'nun miraslarını. Evin tamamını bir masumiyet müzesini çevirmeden önce sosyal sorumluluklarımızı da hatırlamak ve hatırlamak amaçı ile.

Bir oyuncak, bir giysi bir bebekte o kadar az kullanılıyor ki paylaşmamak büyük ayıp olur. Ben Leo Aliş doğmadan önce eşten dosttan bi sürü şey almıştım, bir kısmını geri gönderdiğim veya yeni sahiplerine ulaştırdığım, ve istiyorum ki bizimkiler de daha kullanılacakları yeni ailelere gitsinler, paylaştıkca keyiflenelim...nasılki kumaş bezler yeni ailelerde popoları şenlendirirken iki tane popo kardeşimiz oldu, bu kardeşlikler, dostluklar artsın.

Bu blogda ayrıca da Leo ile yaşadıklarımızı, kumaş bez deneyimlerimi, bezsiz bebek çalışmalarımı da paylaşmak istiyorum.

Bazı bazı oluyor..

Bugün tivitledim..sometimes life sucks!dedim..bazen olmuyor mu hepimize..güzel bir sabah kalkıp birden herşeyin çarşafa sardığı..siz poponuzu yırtsanız bile bunun yerini bulmadığı..

Sizinle hiç alakası olmayan birşeylere çözüm bulmaya çalışırken anlamsız bir itişin içine saplanıp kaldığınız..oluyor işte..ne kadar şen..ne kadar şakrak olursanız olun..oluyor.

Neyse özleyenlere bugünkü "Ofis halleri" isimli çalışmamdan bir örnek.

Çarşamba, Ocak 12, 2011

Ne olacak güzel memleketimin hali?

Türbanla başlayan, bizleri siz biz noktasına getiren tartışmalara bir yenisi eklenmişti, şiddetle karşı çıktığımız. Sigara yasağı. Ben sonradan bırakan ve hala içmeyen biri olarak ve delice rahatsız olmakla beraber şiddetle karşı çıkmıştım, bu yasaklar birbirinin takipcisidir, biriyle başlar biniyle devam eder diye, ve dediklerimiz bir bir olmaya başladı, önce eğlence yerlerinin yüksek desibelleri mevzu oldu, çat yasak, ama ezanın kulak tırmalayan sesine(*) yasak yok. Daha sonra yol kenarında kamuya acık alanda içki yasaklandı. ARtık kır düğününde limonata içer muradınıza erersiniz.

Bakalım Yetmez ama Evetcilerin kendi hayatlarına, yaşam tarzlarına da el uzatılmaya başlanınca keyifleri hala tıkırında olacak mı?

En son duyduğum ise beni dehşete düşürdü, okulda kız öğrencilerle erkek öğrenciler maazalah birbirlerine yaklaşmasın diye 45 santim limiti konmuş..Sanırsınız hepimizi leylekler getirdi, öyle bir hava.

Tövbe tövbe..sevinmek için hiç birşey kalmadı canım ülkemde..öyle bir sabah işte...



)*) desibeli pervasızca 90ın üzerinde olanları kasdediyorum,,yoksa gecenin derinliklerinden huşu içinde duyduğum ezan sesine hiç bir itirazım yok benim.

Salı, Ocak 11, 2011

Bir öneri.

Biz Aliş'te katı yiyeceklere geçtiğimizde şu blenderdan yemekleri geçiririp bebeğe karman çorman, karışık tatlı yemek yediren anne formatında olmadığımdan nasıl yapabiliriz diye araştırdım soruşturdum. Ve bana mucize gibi gelen Wean machine'ni yine sevgili Ozan sayesinde satın aldım.

Aslında son derece basit ama pratik bir alet, hemde yanımda heryere götürebiliyorum. Annemim sarımsak ezeceğinin iricesi, tabak olarak kullanılabiliyor ve aynı zamanda kaşıyı ve kapağı var. Veeee yemekleri, sümük olarak çıkarmıyor, hafif taneli, bebeğin ağız tadına uygun ve ileriki beslenmesine destek bir alet..

Kullandığım için şiddetle öneririm.
..ve elbette bu ürün Türkiyede halen nadir olan BPA'den arınmış.


PS- Aliş'te belirli sebzeleri karıştırmadan blenderı elbette denedik ve itiraz etti, Wean machineden gecen herşeyi ise afiyetle yiyor.

Yayaya şaşaşa Wean Machine çok yaşa!

Pazartesi, Ocak 10, 2011

Maaşımı Türk Hava Yollarından alıyorum..benden nefret ediyorlar.

Sanırsınız Türk Hava Yollarından ben maaş alıyorum.

Bir acaip sinirliyim.

Geçen hafta mini boyu da dahil ettiğimiz bir rezervasyon yaptırmıştım, satın alma opsiyonu da 14 ocak, daha dört gün var dört...sayı ile 4..bugün aradım oğlanla alakalı bir iş için rezervasyonunuz iptal edilmiş dediler..hönk dedim..iptal ettiğiniz bilet sahibinin bundan haberi var mı dedim, ki o ben oluyorum...evet dediler..çüş dedim. Yeniden rezervasyon yapalım dediler, yaptılar aradan 400, yazı ile dört yüz Türk lirası geçirdiler..şikayetçiyim bu geçirmeden dedim..şu bu bu telefonu arayın dediler...aradım, telefonu açan arkadaş maaşını THYden almıyor, sanırsınız ben alıyorum..öf..pöff..ıh..pıh...aaa onu da şikayet edebileceğim bir mercii var mı acaba?

Bu arada elimde yazılı emailler smsler var, artık olmayan biletimi alabileceğim günü yazı ile yazan..amma velakin onlar ses kayıtları dinleyeceklermiş...

They Hate You..gerçek, bunu bugüne dek hemen hemen her uçuşta yaşadım, gelgelelim gideceğim destinasyonlara direkt uçuş yapan tek havayolu bu bizden nefret edenler..

Şikayetlerimi yaptım bana geri dönmelerini bekliyorum ama hiç umudum yok hani..

EY THY..eğer googlellatıyosan kendini ve bu postu okuyorsan şikayetçiyim..çok hemde..


Kendimi şu sakızlara boğasım var..

Cuma, Ocak 07, 2011

Eleman..sermayenin karı..annelik..bezler..


Eleman aranıyor postuma o kadar içten mailler geldi ki, ben bakayım, annem baksın, üniversiteye giderken boş zamanlarımda geleyim, bir o kadar minnettar oldum ki şu tek başıma mırıldanıyorum zannediğim bloğun varlığına.

Tek başıma mırıldanmıyormuşum hahahyt...

Sevgili Zehra'nın ön ayak olmasıyla ablamız işe başladı, neredeyse bir ay olacak, şimdilik herşey yolunda, ablamızın bizim kurallarımızı isteklerimizi öğrenmesi, bizim onun huyunu suyunu öğrenmemiz elbette biraz zaman alacaktır ama asgari müşterekte memnunuz halimizden.

Bugün birde babamdan duyduğum bir lafı yazman istedim. "Torunlar sermayenin karıdır "dedi, nasıl dedik, cocuklarımız sermayelerimizdir bizim dedi, ama torunlar o sermayenin karı olunca yemede yanında yat dedi, o kadar sevilirler o yüzden dedi...düşündüm, ne doğru dedim, ben sermayenin karını görebilir miyim diye kısa hesap yaptım, kaldırdım attım sonra hesap makinemi..

PS- Sinan ve Onur'un güzel anneleri, koliler ancak bugün yola cıkmış, ETA ları ise pazartesi gibi görünüyor.

PS2- Bugün ilk kez anne oldum ben, mini boy yataktan düştü..içim hala parca parça, hem gülüyorum hem içim eziliyor, o yerde yatarken sırt üstü kocaman açılmış şaşkın gözlere gülüyorum...dudağına takılmış çığlığa ağlıyorum...



Sevgili ve ben..hala aşık.

İlk yara bere

Bu sabaha karşı can hıraş uyanan Leo bir türlü uyumayınca hadi yanımıza alayım dedim, belliki dişlerde bir hareket var yine, vızır vızır, huzursuz, en sonunda yatağın sağında rahat etti, kolumda uyudu 5.30 da,,ta ki güüüm diye bir ses duyana kadar ben..hayatımda yaşamadığım bir histi, acı, çaresizlik, hüzün vicdan azabı, kızgınlık hepsi birbirine karışık.. Leo yatağın kenarında yerde öylece yatıyordu, gözler kocaman ve dilinde bir çığlık, hiç birşey yapamadım, sevgili atıldı, yerden aldı sıkıca sarıldık ve sustu..

İlk kaza, yara bereden de aşağıdaki fotoğraftaki izler kaldı bize yadigar.

Çarşamba, Ocak 05, 2011

Bezleri evlatlık verdim gitti!



Dünkü postumundan 1 dakika sonra 7.5 kiloluk (maşallah) Onur'un annesinden mail geldi, bezleri verdim gitti hemen..eminim cok iyi bakacaklar diye, daha sonra 1.5 aylık Sinan'ın annesinden mail geldi, Sinan bezleri daha çok kullanır diye düşündüm, Onur'un annesine bizim şu an kullandıklarımızın yarısını vermeyi teklif ettim, kabul etti, böylelikle bugün iki bebek poposunu kansorojen kağıt bezlerden kurtarmak üzere iki koli hazırladım. Dün gece bezler tasniflendi. Bu sabah koliler şenliklerle dolduruldu. Çok mutluyum çok. Bezler en iyi bakılacakları ailelere ve kardeşlere evlatlık gitti!





Bu teklifime gözlerime inanamayacağım kadar çok e-mail geldi, keşke daha çok bezim olsa da hepsini bebek popolarına verebilsem çok istedim ama malesef bezler bitti.

Bezler bitti ama ilk iş Aliş'in kıyafetlerini tasnif edeceğim ve vereceğim, böylelikle Aliş'in bir sürü kardeşi olur. Bu fikri benimle paylaşan Canan hemen kendi oğlunun kıyafetlerinin fotoğraflarını göndermiş, bu işi kollektif yapacağız hehehehe. Eğer sizinde vermek istedikleriniz var ise, altınıza sizin e-maillerinizi vermek kaydı ile burdan yeniden evlendirebiliriz boynu bükük kıyafetleri, ne dersiniz?



Bugünkü ofis halleri isimli çalışmamdan.

Salı, Ocak 04, 2011

Bir teklifim var!

Benim bir teklifim var. Aliş için kullanmış olduğum Babynap kumaş bezleri evlatlık vermek istiyorum, onları kullanacak, temiz tutacak, şahane bir bebeğin poposuna üşenmeden takacak, beyaz sabunlarla arındırıp, 60 derecede makinede pofur pofur yapacak bir aileye vermek istiyorum. Gözüm arkada kalmasın istiyorum. Bize çok emeği geçti onların, ama daha kullanılanilir durumdalar, kaldırıp atmak istemiyorum.

Bezler 10 adet, 4-9 kilo arası bebeklerin popolarına uygun, 4 adet sızdırmaz kilot ve yaklaşık 20 adet arabezi de hediyesi, bambu dokuması olup renkleri de kremdir. Çok çalışkandırlar ve bir o kadar emektar. Ha birde torba verebilirim ekinde kirlileri koymak için hehehe.



Eğer bu teklifim tutarsa daha verebileceğim dünya kadar erkek bebek eşyası var.

Bu arada biz 9-14 kiloluk bezlere geçtiğimizden mini boyları hediye etmek istiyorum.

İhtiyacı olan var ise lütfen tanya.ozkan@hotmail.com adresine tık tık bir mail.

Her ne kadar yıkayıp kaldırdımsa da bezleri göndermeden önce bir kez daha yıkayıp kurutup göndereceğim yeni bir aileye.

Pazartesi, Ocak 03, 2011

Memeler foraaaa

Bazen bazı bloglarda okuyorum, bebeğime iskender kepapcısının ta ortasında memeden süt verdim, en anne benim. Bebeğime dişleri tamamlanana dek süt emzirdim en süper anne benim. Veya pompayla süt cekip bebeğe süt vermek analık mı diye burun kıvırmalar. Veya bebek 3 aylıkken hayat devam ediyor deyip bebeği yüzüstü bırakanlara anne mi denir gibisinden.

Unutmamak gerekir ki herkes kendi kadar anne, birine pompa ile süt cekip bebeğe vermek ne kadar acaip geliyorsa, bana da " I breastfeed in public" öyle şahane bir marifet gibi değil de daha cok gösteriye kaçan bir hareketmiş gibi geliyor, ama yerli yersiz eleştirmiyorum. Dedim ya herkes kendi kadar anne. Ben anne ile bebeğin ilşkisinin cok özel olduğunu düşünen annelerdenim, ulu orta mememi açıp bebeğimi emzirmeyi de bu ilişkiyi bozacak gibi birşey görür, aksine bu iki kişilik güzel hadiseyi kamuya açmamayı yeğlerim. Aynı kamuya açık alanda sevişmediğim gibi.

Birde 3 aylık bebeği bırakıp hayatına devam etmek var, ben o eksik annelerdenim o zaman, evet bebeğimi 2.5 aylıkken haftanın 2 günü bırakıp işe başladım, evde oturup tüketen annelerden olmamak için, üretmeyi sadece bebek üretmek olarak görmediğim için, bir bebeğin kadın hayatının tamamını altüst ettiğine inanmadığım için..

Haa bu arada beni yüreklendiren şahane bloglar okumuyor muyum? Okuyorum elbette, mesela kumaş bez, ne kadar çok ilham vermişim benden sonraki annelere, mesela pompa ile süt sağmak, ne çok anne utana sıkıla yaptığı bu işi benimle paylaştı..

Diyeceğim o ki memeleri kamuya açan annelerden daha az anne hissetmiyorum ben kendimi, aksine daha çok anne hissediyorum, daha zor bir savaşın içinde olduğum, bebeğime daha iyi bir gelecek sağlamaya çalışıp, kimseye sırtımı yaslamadığım için..

Yine de hiç bir anneyi de bu blogdan aklıma geldikce eleştirmeyi de görev görmüyorum.. herkesin doğrusu kendi doğrusu ve her annenin bebeğiyle ilşkisi özel ve tek...ee o zaman yaşasın annelik.

Kakalar çişler ve pipiler popolar




27 ARalık 2010 tarihinden beri çalışıyoruz. Çişler kakalar marmara denizine karışsın, kakalar geri,dönüşmesin ama çişler dönüşsün diye.

Şimdilikte başarı ile gidiyoruz. Leo her tuvalete oturduğunda çişini ve varsa kakasını yapıyor... Leotto Bravooooo...

Mandalina dişler



Yazdım çizdim de bir fotoğraf koyamadım diye hayıflanıyordum.. mandalina dişlerrrr huzurlarınızda...