Beni bilenler bilir, ben köpekseverimdir. Aaa hayvanları ayırmak olur mu demeyin, olur, bal gibi de oluyor. Bizim küçük oğlan çıka çıka kedici çıktı , pek bozuldum, arada kedi alalım falan diyor da geçiştiriveriyorum, aman ne kedisi diye. Geçen haftasonu burada Humane Society var, kalktık oraya gittik, kediler köpekler, belli bir bağış karşılığı ve eğer siz uygunsanız hemen olmamak kaydıyla , ilerleyen günlerde sizi bir bilir kişiile görüştürüp veriyorlar.
Biz bir gittik baktık falan, aklım bir Boston terrierde ama havanın çok soğuk olması riskine popom yemiyor, onu günde iki saat sokaklarda gezdirmeyi, pek ses etmiyorum. Bizimkisi yapıştı kedilere, "anne üçünü alalım, bu hapisten kurtaralım" diye, bu arada oğlanı aktivist yetiştirmem kafama kabak olarak patladı, hapisten kurtarma girişimi olarak bana geri döndü. Bugün cumartesi dedik falan geçiştirdik. Pazar sabahı kedi diye uyandı. Babasıyla toplanıp gittiler, ben hiç katılmıyorum, kedici değilim çünkü. EVraklar dolmuş, ertesi gün bilirkişiye gidecekmişiz.
Ertesi gün oldu, giyinildi, süslenildi, gidildi, görüşüldü, kedi bir kedi çantasına kondu eve geldi.
Evet evde bizimle yaşayan bir Cookie'miz var artık, ben hala kedili yaşamdan çok emin olmamakla beraber, Cookie'ye bir şekilde alışmaya çalışıyorum.
Ve insan evlat hatrına ne hale geliyormuş diyorum. Annem büyük lokma yut, büyük konuşma derdi, işte tam olarak budur durum.
Cookie ve Leo yukarda!