Salı, Ağustos 26, 2008

Teknolojik ve de süpersonik Alet.

Gectiğimiz aylarda hamile kaldığım zaman hayatımın arabası olan kullandığım arabadan azda olsa vazgecmem gerektiğini anladım..sadece iki koltuğu olan ve bagajına sadece el cantası sığan genclik hayallerimi süsleyen süpersonik sportif konvörtıbıl arabamın yanına bir de kardeş alalım dedik sevgili ile..hesapca Aliş gelecek..Alişin arabası..araç koltuğu..bezleri..mamaları benim arabaya sığmayacaktı...Yemedik içmedik kocaman bir araba daha aldık..diğer canım arabamı otoparka mahkum ederek..Asıl konu Sevgilinin bu arabaya aldığı insanüstü..mücizevi alet..bir GPS..aman allahım..ilk hediye paketini actığımda..hmm bu ne...geri verelim bunu diye sevgiliye gününü dar eden..hamilelik kalıntılarım yüzünden vızvız aman ne gerek vardı bu da ne işe yarayacak şimdi diyen ben..artık eve gelirken bile GPS'i kullanıyorum..sanki evin yerini bilmiyorum...yüz metre sonra sağa dön..sağa dön..dönmezsem..hmm allahın cezası şimdi rotayı yenilememiz gerek diyen o kadına bayılıyorum..Vır vır konuşuyor..uzun yolda rahat bırakıyor ama..6-7 km. yol gidilecekse ...hiç sesi çıkmıyor ama ara yollarda ordan dön buraya git..sağdan gitme..sola girme..nefis bir alet..

Dün babamla Kandilli'den Umraniye'ye gidecektik...Babam alet karşısında shocked..aman evladım kadın bizi nerden tanıyor diye...hey güzel allahım bu haritaları kim çizmişte bu kadına vermiş diye..bayıldı..bayıldı ama o jenerasyonun anlamasının mümkünü yok...benim arabada çalışır mı bu diye..Bursa'da oluyor mu bu diye..aa baba isviçrede GPSle buldum yolu sen ne diyosun dedikce ben..babam bayıldı..ben zaten sevgiliye ettiklerimin vicdan azabı ile aleti öve öve bitiremiyorum..son söz..varsa ihtiyacınız..hiç düşünmeden derhal edinin..eğer sevgiliniz size hediye ederse..benim ettiklerimi etmeyin eylemeyin...sevin adamı..daha çok sevin..öpücüklere boğun..kulu kölesi olun...

Haa bide unutmadan hem mp3 calar hemde blutooth özelliği sebebiyle handsfree telefonla konuşabiliyosunuz...naber..

Ve işte süpersonik aletin resmi aşağıda..

Pazartesi, Ağustos 25, 2008

Sevgili Tugba'ya..

Cumartesi gecesi çok sevgili arkadaşım..can dostum Tuğbanın doğumgünü şenlikleri vardı..her sene kutlar doğum gününü Tuğba..bu sebeple de bir yıl boyunca birbirini hiç göremeyen ama seven dostlar bir araya gelir...40'a merdiven dayadığımız şu günlerde artık kutamaları bitirelim falan dedik Tuğba'ya ama kulak arkası etti. İnanılmaz sıcak olan cumartesi gecesi New Yorker bizim için kaçış oldu..ama yemekti servisti iyi değildi...ve fakat en nefisinden boğaz üfürtüsünü barındırdığından bayılıp kaldık biz tabi..

Canım Tuğba..iyiki doğdun..iyi ki varsın..iyi ki iyi gün dostu değil de kötü gün dostusun..seni çok seviyorum..nice bol aşklı yıllara...
Benim yanımdaki zavallı oğlan kareye girmemek için çok uğraşmış ama komik olmuş hehe..

Burda da ben nereye bakıyosam...sevgili de bitap..tüm haftasonunu karma yoga yaparak geçirdik..kolumu kaldırırsam bir dahaki postta anlatacağım...


Bendeniz fotoya sonradan monte olmuşum..



Cuma, Ağustos 22, 2008

Tatilden Birkaç..

Sevgili kendi blogunda tatili en şahanesinden anlattığından ben kısa bir özet ama bolca resim yapıyorum..Alaçatı'daki favori mekanları da sıralamadan gecemeyeceğim.
Yaya-bana sorarsanız en güzel restaurant-bar.
Orta Kahve-Alacatı'nın tam ortasında, herkesi seyredip keyif edebilirsiniz.
Babylon-Tek geçiyorum. hafta sonu hariç hergün gidile.
Otto-Nefis yemek, içki ve kahve.
Langusta- Böcek seviyorsanız tabi..ben yemiyorum ama sevenler bayıldı...ben fazlasıyla ege otlarından otlandım.
Mehmet Kuyusu Plajı- Cumartesi pazar için ideal..kimsecikler olmuyor..
Nar- Yemek sonrası içki için ideal..sıcacık küçük bir ortam.
Yusuf Usta-Evyemeklerini özleyene hehe...biz özledik...yedik.
Bu arada maalesef iki gün Bodrum'a gittik. Ilerde cocuğum olurda Bodrum nasıl bir yer derse" Ah evladım eskiden çok güzeldi ama artık yıllardır gitmiyoruz" diyeceğim yaşlı bilinçimle...yine de onca çirkinliğin arasında kaldığımız otel. Lemon Tree ve deniz için bizi ağarlayan Kuum Otele teşekkür ederiz..yoksa Bodrumun berbatlığına dair uzunca bir yazı döşenirdim...sakın gitmeyin..


Kaldığımız Sarı Köşkün Bahcesi.

Babylon duvarında Tanya

İş kadını Tanya


Yan gelip yatan Tanya


Sevgilisiyle Tanya


Tanya'nın Sevgilisi

Sevgilisiyle Tanya II



Istakoz Ekibi...aman cilt kanseri olursun gibi önerileri kaale dahi almıyorum...atın ölümü arpadan olsun.

Deliler Ekibi

Sevgilisiyle Tanya III


Et yemeyi tamamen kesmem gerektiğini anladığım an..yukardakilere dokunmadım elbette.



Cok güldüğümüz bir kare.

Tatil gibisi yok...önümüzdeki hafta yine kısa bir kaçamak yapacağız mecburen..

Pazartesi, Ağustos 18, 2008

Tatilden önce anlatacaklarım var..

Tatilleri anlatacağım...sevgili de anlatacak...ama ben tatil anlatmaya gecmeden önce tatildeki iki bombayı anlatacağım...

Bomba 1-Alacatı babylon'da güneşi sömürüyoruz....dünya tatlısı iki gencecik medeni cesaretleri çok yüksek iki insan yanımıza geldiler...ehem..bloglarınız var..okuyoruz..seviyoruz derken..bizde onlara bayıldık..Tuba ve Cenk..yeni evli bir çift..kaldıkları yeri bizle paylaşacak kadar sıcakkanlı ve dost..kısacık ama dolu dolu gecirdiğimiz vaktin sonunda yeni evlerinde uzun sohbet..ve keyifli anlar sözü ile ayrıldık birbirimizden..Tubik...Cenk...görüşeceğiz..mojitolar eşliğinde hehehe..


PS- Benim göbeme pek bakmayın..zayıflayacağım..

Bomba 2- Alacatıdaki son akşamımız..kucağımızda öbek öbek adacayları..lavantalar eşliğinde kalabalıktan bunalmış ay odaya mı dönsek derken hoop diye karşımda Tanya diye beliren bir deli dolu fıcıcık..içi dolu tursucuk..bende hafıza zaten balıktan hallicedir ama bu sefer bakıyorum bakıyorum hiç yok..ay Kiki ben deyince oh be dedim yaka iğnem nerde..15 eylülde şarap içiyoruz..sevgilim Erhan'da var..o tanıdı seni dedi..ay hemen eklenelim diye iliştik masaya..ama ne ilişmek..laf lafı açtı..kahkahalar kahkahaları kovaladı...Kiki benim derdime ortak oldu..dost sandığım insanlardan daha çok hemde..saatlerimize baktık saat gece yarısını coktan gecmiş akrep ve yelkovan telaşla üçü yakalamaya çalışıyor....bu seferde kendimize ankara'da bir teraslı ve yunan yemekli keyife davet ettirerek ayrıldık birbirimizden...eee ama bizde bekliyoruz bir yelkenle caddebostana cıkmanızı tez zamanda Kikicim ve Erhancım...



Ve farkettim ki iyi ki yazıyoruz..iyi ki yazıyorsunuz...iyiki birbirimizi tanıyabiliyoruz..bizler belki gün içinde olan olmayanı yazıyoruz..bazılarımız eleştirel yaklaşıyor hayata..bazılarımız keyifle..ama sonuçta hepimiz aynı dünyayı paylaşıyoruz ve dostlukların sıcaklığını...ve bu sayede değebiliyoruz azda olsa birbirimizin hayatlarına...çıkarsız..sevgiyle..

Perşembe, Ağustos 07, 2008

Zeyalı..Şebolu ve de Sevgilili Buğday Salatası

Dün gece çarşambaydı..Şebo ile buluşma gecesi...benim işim vardı..aa gelemem dedim...sonra o da ne?... birde baktım ki Sevgili Zeya ve Canım Şebo plan yapmış House Cafede buluşacaklarmış..hayatta olmaz bende gelicem diyen bendeniz cennet kuşu hemen eklendim programa..Şebo zaten eski dost..Zeya da zaten eski dost çoktan olmuş bloglarımızdan..herbirimiz diğerinin herşeyini biliyor..şen kahkahalarımız caddebostanı çınlattı..House Cafenin buğday salatasını mutlaka Zeya..Şebo ve Sevgili eşliğinde denemenizi öneririm..tadından yenmez..Zeya blogunda anlatmış zaten..sakın garsonu tembihlemeyin hehehe..

Pazartesi, Ağustos 04, 2008

Sokak kızı İrma..ve ekibi..

Santral İstanbul-Otto..sefa şeysi Tanya
Sevgili ve ben beyoglunda gezerken..gözlerimizi süzerken.. Kero Bebek'te..keyifteyiz..onu da Sokak adamı Adonis yaptım...
Kero ve ben..kadıkoyde..


Deli dolu yaka iğneleri ile gezen Tanya..



Beer..All man needs.. Hastasıyım..

Nemo ve Ben..



Deliler ekibi Nişantaşı fatihi...


Klasik House Cafe kahvaltısı...



Kıskançlıktan çatlayan..benim resmim neden yok bloğunda en zor günlerinde yanında hep ben oldum diye titrek bir sesle arayıp..tüm bloğunu okudum bir 'T' harfim bile geçmiyor diyen canımdan çok sevdiğim ayrı bir deli olan nevi şahsına münhasır çok sevgili arkadaşım Tuğba..Şebo ve ben..Reina'da şok edici görüntülerden gözlerimiz kurtarıp arada eğlenip güldüğümüz br anın fotosunda...




Kero Şebo Tanya Reina'da..şebo şoktan henüz cıkabilmiş..kalas ve denizanası görüntülerinin ardından...

Ayın elemanı Seden

İyiki doğdun Seden..iyiki geldin bizim aileye...hoşgeldin...

Perşembe, Temmuz 31, 2008

Çeşitli..ordan burdan

Dün gece caddede yürüyüş yaptık sevgili ile..Erenköy otobüs durağındaki fotolarımız..biz bayıldık..Zeyacım..senden ricam durak sökülürken sen görürsün kesin..tepedeki buzları eve rica ediyoruz..






Türk insanının keskin zekasından bir örnek..Başbakanımıza yalakalığın ingilizcesi olsa gerek...
Sevgili Sybella ve Doktorumun gittikleri tatilden bendenize getirdikleri hediye..çok güzel yemek yaparım...


Biraz hüzünlü biraz sevinçli bir ben..aslında çokça da şaşkın..



Birazda canım sevgili..



Salı, Temmuz 29, 2008

İçinizi katıltmaya son...

Acı Haber postu ile herkesin içini daha fazla katıltmayayım diye yazılmış bir posttur bu..

Benim sıkıntı durumlarımdan dolayı canım sevgili her an bir program içinde..bu etkinlikler cercevesinde pazar akşamı Ayhan Sicimoğlu'nun canlı performansını izlemeye Reina'ya gittik..Canlı performans sergileyen sadece Ayhan Sicimoğlu değildi..Onlarca çift Reinanın ortasında kan ter içinde kalmış dans ediyorlar..ama ne dans..kadınlar uzun..upuzun saçları ile erkeklerin yüzlerini kamçılarken..kalcaları ayrı sallanıyor...göğüsler ayrı...haliyle gözlerim yuvalarından fırladı benim.. Bu dans dersi almak moda olduğundan beri bu işe de gıcığım..kalas modeli canım Türk erkekleri kapı gıcırtısına kalça sallayabilen Türk kadınları ile çift olunca ne oluyor?..Bir kalas ve deniz anası çift olarak debeleniyor...Güldüm tabi aslında..çokta eğlendim...arada sıkıldım...geceyi yemekle noktalayınca keyfim daha yerine geldi...Sevgiliyi kandırdım bu pazar yine gideceğiz...ben bu sefer daha dikkatli seyredeceğim olanı biteni...feyz alırım belki de kimbilir..

Gece dönüşte Atinadan bir dost neler oldu memlekette diye aradı..o anda ntv radyoyu actık..aman allahım memlekette bombalar patlamış..doğmamış bebeler ...gençecik insanlar ölmüştü...yine koca bir hiç için...Yolları ışık olsun..ve artık bir ders alalım...konu ile ilgili ayrıntılı yazılar sevgilinin sayfasında...

Perşembe, Temmuz 24, 2008

Acı Haber...

Mercimek kafa doğal seleksiyon sonucu şimdilik aramıza katılmamaya karar verdi..Sevgili ve ben üzgünüz doğal olarak ama umutluyuz..

Biraz da suskun aslında...

Pazartesi, Temmuz 21, 2008

İsviçre..Kero ve Boğaz Maratonu

Bir günlük yapayanlız İsviçre seyahatinden bir iki resim... yaşanacak yer..
Lugano'daki beni hayrete düşüren çeşitli Mlerdeki Mİgroslar..


Farkettim ki Kero benim en iyi arkadaşım olmuş..önce elime doğdu..sonra üstüme işedi..sonra neden nasıl sorularıyla kafamızı bi dünya etti..sonra serpildi büyüdü..genç ve çok güzel bir adam oldu..benim de en iyi arkadaşım..itişe kakışa..sarıla öpüşe yaşıyoruz deli oğlanla..şimdi ofiste stajyer..2 haftayı doldurdu...


Canım Kero ile Cumartesi sabahı keyfi yaptık..hafta arasından Zeyacımın aklıma soktuğu süperinden limonata eşliğinde..


Kero ve benim ayak şenliğim..

Pazar sabahı Bursadan gelen ve bizde misafir olan çok sevgili Serhan ve eşi Dilek ile benim hazırlanıp.. göbeğimdeki mercümek kafa yüzünden giremediği boğaz maratonuna gittik...sevgili de başvurmuştu maratona..ancak sevgili doktorumuz forma ufak bir arıza koyduğundan milli olimpiyat komitesinden sevgiliyi aramışlar ehem öhöm..girmeseniz maratonun sağlığı açısından daha iyi olur demişler..sevgili oradaki kalabalığı görünce çok içerledi..içerlek fotoğraflardan birkaç..


Neyseki durumu toparladık sonunda ve canım sevgili her zaman gülen gözlerine kavuştu..


Boğazı kulaclarıyla gecen dostlar...seneye kesin bizde ordayız..asyadan avrupaya kulaclarımızla geçeceğiz..ee sevgili teyze adayları..sizde bir zahmet bakarsınız artık bizimkine hehehe..


Salı, Temmuz 15, 2008

Kısacık Ayrılık..

Sevgiliden kısacık bir süreliğine ayrılıyorum..kalbim onda kalarak...pek konuşmuyoruz ama sanırım bu benim ilk yanlız seyahatim olacak..hiç ayrı kalmamıştık sevgili ile..eş kontenjanı..talebe kontenjanı bir şekilde birbirimizi hiç yanlız bırakmadık..ama ben bu sefer yanlız gidiyorum...Lugano'ya..
Sevgili gelseydin ya sende eş kontenjanından..keyif ederdik belki kacamak...


Pazartesi, Temmuz 14, 2008

Halki'deydik..

Haftasonu cocukları da alıp Halki Palas'a gittik...orada evlendiğimizden ve de çok eğlendiğimizden halki bize ev gibi..bu sefer kadro çok kalabalık değildi ama keyif almamız için yeterliydi..Haa tabi bu arada kadroda fasulyeden biri daha vardı..göbeemde...O havuz başında güneşlenirken insan yüz kere çişe mi gider be kardeşim dedim kendi kendime...Sevgili Ece'nin kitabını okurken de yanlız olmadığımı anladım ve her sayfasında biraz daha oh be dedim..bak Ece'ye de olmuş aynı şeyler diye sevgiliyi vırladım...Ece..en çok güldüğüm kısım ise ayaklarının şişliğini doktora gösterdiğinde doktorun onlar şişlikten değil şişkoluktan demesiydi...yine ve yeniden çok keyif aldım kitaptan...daha kaç kere okurum kimbilir..bu arada yeni kitabı da heyecanla bekliyorum.

Aşağıda yine birkaç resim keyfili anlardan..

Zeya bahsetmişti bir postunda..vapurlarda açık alanlarda sigara içilmediğinden..vapurun kıç tarafındaki levha..bayıldım ben bu işe hehe..



Sevgili ve ben..

Yedi deliler

Adonis Kerem...


Kero ve Ben..


Martılar..

Ah en kötü günümüz böyle olsun diye ayrıldık Pazar günü Halkiden..haftaya görüşmek üzere sözleşerek..