Cuma, Mart 15, 2013

Home is where your stuff is!

11 Martta başladığımız yolculuğumuz iyi gidiyor. Saat farkından ötürü biraz sıkıntılar yaşıyor olabiliriz ve hatta uykusuz olabiliriz ama alışma sürecimiz pek hızlı.

Başlıkta yazdığım gibi " Home is where your stuff is". Öncelikle eve gelir gelmez Leo'nun odasına getirebildiğimiz tüm oyuncaklarını, okulun son gününde sınıfın ona yaptığı sürprizi, beton kamyonunu ve elbette dinazorlarını odasına yerleştirdik.
 Leo'nun veda gününde sınıfın yaptığı hediye, yılbaşı geyiği ve elbette kendi yaptığı dinazoru!
 Yatağının başucuna dizilen dinazorlar
 Beton kamyonu bu sırada salonda ama en sevdikleri odasında yerini aldı.
Ve salonda gel keyfim gel!

Eski evimizden kilometrelerce uzakta, yeni bir hayatı kurgulamaya çalışırken en önemlisi bu küçük insanın huzuru ve mutluluğu, elbette zorlandığı anlar oluyor, elbette "ananem ne zaman gelecek?" sorusunun yanıtı biraz çetrefilli ama musluktan doldurduğu suyu içerken "Kanada'nın suyu ne güzelmiş" demesi iyiye işaret, veya "odamda oyun oynuyorum" demesi harika.

Yeni hayatımızın ilk günlerinde zaman cok yavaş geçiyor, işe gitme kaygım yok, tüm saatlerim biricik sevgilime ve minikoğluma ait. Mutluyum çok. Minik minik taşları üstüste koyup yeni geleceğimizi inşa ederken heyecanlıyım da.

Bugün ilk ev arayışlarımıza başladık, şöyle minik bahçeli ama illaki pembe panjurları olmasa da olur bir ev de ayarlarsak değmeyin keyfimize. Şu an yaşadığımız ev Toronto downtown'da, yetişkinler için şahane bir bölge ama bir minik insan için değil. Onun bu durumundan ötürü yarın Dinazor müzesine gideceğiz. En büyük heyecanımız bu şimdi, bizim de sevgili ile kendimize evlilik yıldönüm hediyemiz.

Haydi kalın sağlıcakla!


12 yorum:

Derya Kurt dedi ki...

Kalbim sizinle...

oytunla hayat dedi ki...

Nice mutlu yıllara :)

Leo inşallah kısa sürede alışır ve çok mutlu olursunuz o kilometrelerce uzakta...

OĞUZ ÇAKIR dedi ki...

tanyacım o kadar uzun zamandır okuyorum ki blogunu sen ozaman evli bile değildin:) Evlendin çocuğun oldu şimdi kanadaya uçtun. Bu arada ben de evlendim. Sanli çooook uzun yıllar geçmiş gibi gliyor böyle söyleyince. ilk önce bu renkli ayakkabıların sahibi kimmiş diye dikkatimi çekti. Nerdeyse hergün kontrol ediyordum yazılarını..

Sen benim çevremde olmayan, farklı bi kişisin oyüzden bazen olaylara bakış açın çok ilginç geliyor bana. Mesela hazır bez kullanmadın çocuğun için. bi de her anne emzirmek zorunda değil sütünü sağsın dedin. Aklımı çeldin:)

Velhasıl mektubumu burda sonlandırırken sizin ada hayatınıza imrenerek bakarken uzaklarda olmana üzülmüyor değilim. Umarım çok mutlu olursunuz orda.

Dilek Afiyon Avcı dedi ki...

Benim de oğlum olduğu için fotograf karelerinde öyle tanıdık sahneler var ki :) maşallah yakışıklıya...

ışıl dedi ki...

küçük ailenizle,yeni hayatınızda mutluluklar ve iyi şanslar diliyorum..

hayal-et dedi ki...

Yeni hayatınız kutlu ve mutlu olsun.

Tanya's dedi ki...

Deryacım,

Bin teşekkür!

Tanya's dedi ki...

Oytunla Hayat,

Bizimde en büyük temennimiz bu bu aralar:)

leo uyumlu ama:)

Tanya's dedi ki...

Oğuzcum,

Bloglar bazen böyle işte, uzundur takip ettiğin bir dost, sesini bile bilmediğin ama tüm hayatını, bebeğini, memesini( Ayıp biliyorum), herşeyini bilebiliyorsun.

Dur ben hemen seni bir okuyup geleyim.

Sevgiler ve tabiki mutuluklar en büyüğünden:)

Tanya's dedi ki...

Dilek,

Çok teşekkürler:) Oğlanlar şahane:)

Tanya's dedi ki...

İşil,

Bin teşekkür!

Tanya's dedi ki...

Hayal-et,

Olsun olsun:))