Pazartesi, Nisan 30, 2007

Çarşamba, Nisan 25, 2007

Arındık hepimiz...darısı başınıza

Gittiğimiz ruhsal şifa yolculuğu kelimenin tam anlamıyla nefis gecti..Cuma gecesi Istanbul'dan cıktık yollara..sabah ben uyandığımda gelmiştik...hiç sevmem uzun kara yolculuklarını ama bu sefer ki güzel bile geldi..nefis bir kahvaltının ardından açık havada yogalar yaptık...ben tabi hemen üstü başı cıkardım ki güneşi de sömürebileyim diye...açık havada yoga yapmak bir başka... ben çok fazla enerjiler geldiiiiii...enerjiler gittiiiii kısmında olmadığımdan işin, temiz havada güneşin altında çıplak ayaklarımla bir acaip huzurluydum..Hoca der ki gittiğimiz yerin enerjisi çok iyimiş..bunun tercümesi betonlaşma yok...geçmişinde yaşanmış kötülükler yok..enerjiler karışmamış...bu enerji iyiliği de sen bana bir iyi gel..bir iyi gel..mutlaka gidilmesi ve görülmesi gerek...bir kere ticari hiç birşey yok..hani dönüşte bir mug alayım..küllük alayım falan..tıııss..o kadar non-ticari yani...



Bu resim sabah gittiğimizde ilk yaptığımız çalışmadan...bir terasta yaptık..nasıl bir manzara var anlatamam ama resmini koyarım..çalışmadan sonra hoooop denize...can sevgili otelin restauranından zeytinyağı alıp gelmiş...süreyim de yaralarım gecsin diye...canımdır o benim... böylelikle yağlarımı da sürüp güreşlere hazırlandım...aramızdaki bazı deli arkadaşlarımız denize girdiler...aslında tatilin sonunda şöyle bir baktım da bir ben girmemişim bir de hocam..



Deliler denize giriyorlar.






Bir gece sahilde ateş yaktık..ne ateş ama..kocaman ..etrafında otururken hocamız bir takım zırva soruları öyle güzel yanıtladı ve hepimize öyle bir sabır dersi verdi ki...hocam tüm talebeler sabrınıza bir kez daha hayran kaldılar...ben zaten biliyordum ama ben bile" vay beee" dedim..

Anlayacağınız deniz, dağ, buğday tarlaları, taze naneler, bol bol yoga, sadece 2 çift lastik pabuc ve 2 flipflop (gercekten), bol bol bol bilgi, insanların yeni ve çok güzel yönleri (tamamen arızasız bir ekiple seyahat etmişiz), doğa yürüyüşleri, akan sular ve binlercesi...uzundur geçirmediğim kadar güzel ve huzur dolu vakitler..bir olmuş gönüller ve ruhlarla geri geldik..eminim hepimiz bir parcamızı bıraktık oralarda...belki tekrar geri gittiğimizde buluruz diye.
'
Ben bu vesile ile bu tatilde yoga derslerini bize cok görmeyen, aklımıza her estiğinde, bıkmadan usanmadan veren canımdan çok sevdiğim sevgili hocama teşekkürü borç bildiğimi söylemek isterim...iyi ki varsın..iyi ki aldın bizi hayatına..

Salı, Nisan 24, 2007

Döndüm Ben!



Döndüm ben..ama ruhum kaldı orda..geldim yine karmaşanın içine..ne içi..tam göbeğine..
'
Çok güzel bir 3 gün gecirdik..ruhlarımız ve bedenlerimiz arındı..kalsam oralarda istedim..arkadaki bahceden nane, roka, domates yerim ben dedim..istemiyorum gemi almak..istemiyorum halıdaki lekeler cıkmış mı bakmak..istemiyorum dönmek dedim...dedim de dedim...karar verdik..yerleşeceğiz zamanı gelince...zamanı gelince ne zaman..yeterince gemi satınca belki...ya da yeterince ayakkap aldığımıza kani olunca...çok anlatacaklarım var...bu post maalesef geri döndüm postudur.

Perşembe, Nisan 19, 2007

Ruhsal Şifa Yolculuğu


Sevgili ve her biri birbirinden deli dolu canım arkadaşlarım,
'
Ulu önder, çok sevgili Atamızın biz cocuklara armağan ettiği şu güzel 23 nisan "Ulusal Egemenlik" ve Cocuk Bayramı" gününü haftasonu birleştirerekve tatili 3 gün öncesinden başlatarak, sizleri şu kalabalığın, karmaşanın, ne olacağını bilememezliğin, herşeye rağmen çoraptı, ayakkaptı, paris moda fuarıydi, akşam gazetesiydi, hürriyet almasak mıydıları arasında bırakarak ve çok üzülerek yanda resmini görmekte olduğunuz memleketimizin nadide köşelerinden birine bir ruhsal şifa yolculuğuna cıkıyoruz.
'
Keşke hepiniz gelebilseniz aslında..yogalar, meditasyonlar, elbette denize girmeler ve tabi ki güneşlenmeler, yüzlerde güzel tebessümler, ağız suyu akıtıcı yemekler, hoş sohbetler, uzun yürüyüşler, belki küçük arınmalar yaratır ruhlarımızda...herşeyden çok ruhlarımızın var ihtiyacı bir olmaya..bütün olmaya..hiç düşündünüz mü?! Hadi bakalım.
'
PS- İlgilenen arkadaşlarım, yanımda sadece 2 çift lastik pabuç götüreceğimi beyan ederim, ne kadar yalın bir yolculuk olacağını anlayın diye..haaa bir de bir çift flip-flop alırım tabi.
'
PS 2- İlgilenen diğer arkadaşlarım, hala geç kalmadınız. 20 Nisan gecesi saat 20.30 kadıköy iskelesinden başlayacak yolculuk, sevgilisi giden, alışveriş delisi, kocasına aşık, bu şehirde kalmak istemeyen, veya bir umut çilek tarlasına düşen, olmadı clark kent.. gelseniz ne güzel olur.
'
PS 3- ÇOCUK BAYRAMI"MIZ" KUTLU MUTLU OLSUN!
'
PS 4- Salı günü sesim soluğum cıkmıyorsa bırakın beni memleketimin o güzel köşesinde..ilişmeyin..dönmeyebilirim.

Çarşamba, Nisan 18, 2007

Etek ve ayakkap


Ciddiyeti hemen geride bırakıp kendimce hoşuma giden bir kombinasyonu sizlerle paylaşmak istedim..yaz geldi geliyor..şaşkın ördek gibi sokağa çıkalım...007 olalım...kışlıkları kaldıralım yazlıklara gecelim derken..ben dün kalın çorapla işe geldim..bugün çorapsız şortla..acaba küresel ısınma falan derken delirdik mi hepimiz..kimse normal değil..aman olmasın da aslında.. hepimiz bir acaip hallerdeyiz..kimimiz aşık..kimimiz çilek peşinde..çilek tarlasını bulup koşturan bile var..hızını alamayıp istanbula gelen de var tarla peşinde...kimimiz kıskançlık içinde kocayla aşk tazeliyoruz..bir alemiz...herkesin blogunu okurken hep kendimden birşeyler buluyorum..evrenin trendi de mi aynıdır nedir..hepimiz aynı şeyleri hisseder olduk...ne iyi oldu...

Çarşamba, Nisan 11, 2007

Acaip resimler

Şimdi çeşitli bloglarda anlatıldığı üzere hafta sonu Sybella'nın doğumgünü idi..bizde dedik ki sağa sola gidip telef olacağımıza iki lafın belini bükemeyeceğimize göre evde şenlenelim..ama ne şenlenmek..benim o gece sarhoşken cekip...bak bloguma koyucam diye tehdit ettiğim canım arkadaşlarımın..eşimin ve de dostumun birbirinden acaip resimleri aşağıda.

Sigarayı bırakmış Şebo...şebocum..koymucam zannettin di mi?!



Deli kalabalığı


Anne ve Oğlu..


Sevgili Hocam Derste




En eğlenceli resim:)



Başka bir eğlenceli resim...baba kız...

Salı, Mart 27, 2007

Romeo ve Juliet ile aşk için neler yapabiliriz?

JULIET Go, get thee hence, for I will not away.

Exit FRIAR LAURENCE

What's here? a cup, closed in my true love's hand?
Poison, I see, hath been his timeless end:
O churl! drunk all, and left no friendly drop
To help me after? I will kiss thy lips;
Haply some poison yet doth hang on them,
To make die with a restorative.
Kisses him
Thy lips are warm.

First Watchman
[Within] Lead, boy: which way?

JULIET Yea, noise? then I'll be brief.
O happy dagger!

Snatching ROMEO's dagger

This is thy sheath;

Stabs herself

there rust, and let me die.

Falls on ROMEO's body, and dies

Romeo and Juliet By W. Shakespeare Act 5 Scene III

Hadi Bakalım..Romeo'nun zehir ile öldüğünü gören Juliet aşkı için dudaklarında kalan zehir (hancer hancer!!) ile kendini ölümün soğuk kollarına bırakırken biz ne diyoruz aşk için?..Bu bir aşk için ölür müyüz anketi değil...elbette ölmeyiz ama bakalım neler yaparız?

Heyecanla bekliyorum ben...birde severim Shakespeare çok.

Pazartesi, Mart 26, 2007

Tuz Pazarı, İskender,Kozahan, Ulucami, Cumalıkızık, Uludağ, Mudanya..

Haftasonu Bursa'ya gittik..Aman ne özlemişim ben..gitmediğimiz yer..yemediğimiz hiç birşey kalmadı..İskender...yandaki resimde İskender'deki tabaklar var..allahtan artık onlarla servis etmiyorlar iskenderi de çok şükür patlamadık yemekten..aşağıdaki resimde de yemiş olduğum İskender var....nasıl nefisti belli değil...kozahan..ulucami...ulus pastanesi.....mahkeme fırını....tophane....cumalıkızık.... uludağ.. mudanya.. gitmediğimiz yerde hatırımız kaldı..çok keyif aldık..canım Ececiğimi de gördüm..özlemişim..hasret giderdik ama doyamadık. . Canım ablam galiba şu an yorgunluktan baygın vaziyette.. bize katlandığın için teşekkürü borç biliriz...yanlız üzüleceğin bir haberim var haftaya tekrar geliyoruz...lütfen daha enerjik olalım..




Bursa gezimizden eğlenceli fotoğraflar


Perşembe, Mart 22, 2007

Dünya dışındaki ülkeye dönüş


Bu sene yine bir Hindistan seyahati görünüyor bize..ama ne olur rutubete yenik düşmeyelim bunu Ocak ayında yapalım dedik..yani aslında 2008 de. Enteresan da bir program yaptık..Hindistan'a gidilecek öncelikle..Himalayaların eteğinde bir ashramda 3 gün mauna yapılacak..mauna konuşma orucu diyebiliriz değil mi sevgili ve benden bilgili Hocam?..sonra Tibet ve Nepal'i görmek istiyoruz.. Hindistan'ı ben kendimce yeterince gördüğümden.. bakalım Tibet ve Nepal'de neler bekliyor olacak bizi..meraktayım.
Bu Fotoğrafı da görün istedim..olay şöyle resimde..motorla himalayalara tırmanıyoruz..aaa..o da ne? motorun lastiği patlamış...yaklaşık 5 kilometre aşağıya elde motorla yürüyoruz..arkadaki bizim motor..lastiği değişiyor..bir sürü hintli etrafınıza toplanıyor..hasta oluyorlar tabi batılı kadınlara..resim cekebilir miyim diyenler...yanınıza gelip ölece bakanlar...resim karesine sığışanlar...çok şekerler..ama itiraf etmeliyim ki gercek anlamda zararsızlar ve hiç rahatsız etmiyorlar...bakalım gidiyoruz..program değişken..gidenler sabit...ee hadi o zaman..ne duruyoruz

Cuma, Mart 16, 2007

Çok iyi olduğum bir konu!


Ayakkaplar..evet benim neredeyse en iyi olduğum bir konudur bu..sanırım hepimiz öyleyiz...ancak benim ayakkabı sayım 200lere vururken ben artık kendimi bazen"yardıma muhtaç"olarak adlandırabiliyorum..insan her gördüğü ayakkap kendiyle eve gelsin..dolaptaki yerini alsın ister mi? İster..istiyorum.. hepsi benim olsun..çeşit çeşit..artık rengarenk..siyah konusunda olabilecek tüm çeşitlere sahip olduğumdan mıdır nedir..artık renkli ayakkap alıyorum..Ben çok seviyorum ayakkap..diğer konularda böyle değilim...Ayakkap sadece..kendime olmadı mı..olsun sevgili ablama alıyorum..anneme alıyorum...doğmamış çocuklara alıyorum(rüyamda gördüm ya)..alıyorum da alıyorum..alacak birileri mutlaka olur..yeterki ben o an ayakkap cennetinde olayım..

Çarşamba, Mart 14, 2007

Çorap hadisesi



Sevgili Ablam Sybella ve Şebo'ya ithafen..çorap konusunda sizler kadar iddialı olmamakla beraber..buyrun size çizgi roman çorap..ben daha bir ayakkapcıyımdır, moda işlerinde size asla yetişemem ve hatta daha tutucuyumdur hehe..

Salı, Mart 13, 2007

Sobe II



Canım Sebocum beni sobelemişti..çantanın içindekiler dökülsün diye..Dökülemediler bir türlü diye de serzenişlerde bulunmuştu takip eden haftalarda...bazen olmuyor işte..zaman bulup yapamıyorum ama buyrun şebo Hanımcım..çanta solda..içindekiler aşağıda.


1-Güzel arabamın ruhsatı

2-Arabamın anahtarları ve 2 garaj kumandası (Her sabah ve akşam salağa dönüyorum)

3- ıslak mendil..benzinciden

4- Telefon

5- Ayı cüzdanım..içinde hayatım var.

6- Yeni edindiğim içinde yüz fısfısı, el kremi, hayatta sürmediğim parlatıcı, ve DKNY parfüm var.

7- Arabamın teybi..calmasınlar diye cıkarıyorum..3 kez çalındı.

8- Deri eldiven..kışın her zaman yanımda

9- GNC babane ilaç kutum..Ender Sarac'a başladığımdan beri benle geziyor.

10- Ajandam..süperdir...büyüler var içinde nolacaksa??

11- Uzun yılların sonunda henüz vazgecebildiğim binbir renkli rayben gözlüklerin yerine aldığım güneş gözlerim.

Birde çantanın içinde olmayan sigaram var tabi...pufun üstündeydi onlar resim çekerken.

Sevgili Şebo..bilemiyorum çantam umduğun gibi çıktı mı çıkmadı mı ama bak bende becerip yaptım sonunda.




Perşembe, Mart 08, 2007

Son Numaram!

Şöyle 80'li yıllara gidip bakalım ne dinliyorduk dedim..kendime göre süper bir playlist yaptım..belki beğenirsiniz sizde.



















Orhan Veli ve Nazım Hikmet

1.

Guzel kadinlari severim,
Isci kadinlari da severim,
Guzel isci kadinlari Daha cok severim.

Orhan Veli Kanik

(Ocak 1938/Varlik, 15.3.1940)

2.
Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir
Kimi der ki kadın
Yeşil harman yerinde
Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir
Kimi der ki ayalimdir boynumda
Taşıdığım vebalimdir
Kimi der ki hamur yoğuran
Kimi der ki çocuk doğuran
Ne o, ne bu, ne köçek, ne ayal, ne vebal
O benim kollarım,
Bacaklarım,
Başımdır yavrum,
Annem, karım, kızkardeşim,
Hayat arkadaşımdır.

NAZIM HIKMET

Ve deee tıklayın bakalım...