Salı, Temmuz 20, 2010

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu..


Cumhuriyet gazetesinin 18.07.2010 tarihli baskısında şöyle bir yazı var..cumhuriyet gazetesi linkini vermedim..abonelik sistemi ile çalıştığından.. Nilgün Cerrahoğlu yazmış..kalemine sağlık...bizim adadaki önde yürüyen amerikan özentisi erkekler ile arkadan yürüyen ve belli ki kendilerini ikinci sınıf bile hissedemeyen kadıncıkların sebebini..nereden geldiklerini sonunda anladım bu yazı ile..yeni bir açılım..vizelere hayır açılımı ama elbet yanlış ülkelere vizeye hayır her zamanki gibi..yüzümüz batıya döneceğine..hep karanlığa..hep araba hep doğuya dönüyor...ee kurunun yanında yaşta yanar demiş atalarımız..

Bugün akşam aşağıya inerken bir islami aile gördük..3 tekerlekli bisiklet kiralamışlar..bisikleti elbette adam kullanıyor..önden yürüdüğü gibi...ama bu sefer kadın ezik değil..arkadaki sepete bebeleri doldurmuşlar..kadın da sepette ayakta duruyor..bayrak gibi..kara çarşaf ile iffetini koruyacağına..dalgalanan çarşaf ile tüm erkeklerin dikkatini üzerine topluyordu..bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demeden duramadım...benim inancıma göre ya göründüğün gibi olacaksın..ya da olduğun gibi görüneceksin arkadaş...hem 1400 yıl öncesinin kaidelerini uygulayayım hem de su kayağı yapayım komik oluyor biraz..

46 yorum:

Ersin dedi ki...

bu arap turistler alem yahu
gerçekten de en ilginci de önde bir adam arkada herhalde rütbeye göre kadınlar....
Adalar arap turist dolu bu sene gerçekten

n@zo dedi ki...

Biraz falan değil basbaya çok çok komik. Ben de görüyorum.. Nedense bu ara çok fazla gözüme batıyorlar. Hiç kalmamaları gerekirken gittikçe artıyorlar galiba. İnsanlara saygılı olmalıyız, herkes istediğini giymekte özgür vs. tamam kabul de bunların sözde savundakları düşünceye tamamen zıt gösterişli, uç tavırları çok rahatsız ediyor beni.

zoitsa dedi ki...

ama baştan söyledi gazeteler..bak böyle yapıyorsunuz amaaa bu yaz full arap kaynıycak buralar dediler..dinlemediler..işlerine de öyle gelmiş olabilir,garantisi yok:)

Adsız dedi ki...

İnsanların inançları özeldir. 1400 yıl önce indirilmiş bir kitaba inanmak ve yapılabildiği ölçüde kurallarına riayet etmeyi eleştirmeniz ne anlamsız.Ahlaksızlığı, vicdansızlığı, namussuzluğu bu bahsettiğiniz çercevede eleştirebilirsiniz. Ama insanın dünyevi zevklere de açık olduğunu görmeden hem de milliyetlerine dayanarak çokça önyargı barındıran bir yazı kaleme almanızı hoşgörüsüzce buluyorum.

arjantin

merve genç dedi ki...

Hiç kalmamaları gerekirken mi?
Siz kimsiniz ki kendinize yer ayırıp başkalarını atmaya kalkıyorsunuz.nazo sizin hayatınızda ne uç tavırlar kimleri rahtsız ediyor kimbilirrr.
Çok alakasız bir post olmuş bence yazılarınızı zevkle okurken sizi görmesekte Tanya, hayalimdeki karakterin cukkk die dışına çıkan biriymişsiniz..

Hürrem Sultan dedi ki...

eheueheue resim şahane:))) geçenlerde gördüm islami bir chat sitesi; kadın, urba giymiş vesikalık resmini çekip koymuş siteye baktığında gördüğün şey, bilidğin çam ağacı görüntüsü yemyeşil sadece örtü, şaka gibi :(

deryik dedi ki...

"yanlış ülke" demek bana, üzgünüm ama, çok ırkçı geliyor. koca bir coğrafyadan bahsediyoruz, 1400 yıldan çok daha eski bir kültür birikiminden. arap dediğiniz kişiler arasında yahudi ve hıristiyanlar da var ayrıca, hepsi müslüman değil.

birçok fransız ve alman için de biz yanlış ülkeyiz mesela. yüzümüzün batıya dönmesine gelince, biz zaten AB'den doğru düzgün vize istemiyoruz, vize tek taraflı olarak kalkmış durumda, bi damga vurduruyolar. onlar kaldırmış değiller, yani yüzlerini "doğu"ya çevirmiyorlar. biz batıya döndük yüzümüzü; ama onların bizim yüzümüze bakmadığını da görmek lazım. tam da bu "yanlış ülke" anlayışı yüzünden. herkes bi doğusundakini yanlış ilan ediyor, batıdakine hasret.

bunları suudi işi şeriata bayıldığımdan söylemiyorum. bunun kavgasını da çok verdim. şundan söylüyorum:

kumral, yeşil gözlü biriyim ve dinsizim. 15 ay hollandada yaşadım. ben o arap turistlerin yerinde oldum, o muameleyi yaşadım; üstelik "dışardan bakınca" anlaşılmamasına rağmen. tepeden bakan göz süzmelerle, aslında nasıl davranmam gerektiğini anlatan çok hollandalı gördüm. kendimi çok da avrupalı sayarken, ağzımla kuş tutsam da pasaportumu yenemeyeceğim anlatıldı bana.

çünkü bir türk, değil dinsiz, müslümandan başka bir şey olamazdı, islami coğrafyada büyüdüyse etkisinden kaçamazdı, çünkü benim gözlerim lens olmalıydı, çünkü çünkü çünkü. herkesin kalıpları elinde, beni oturtmaya çalıştılar. oturmadım. kimseyi de oturtmamaya bi kez daha karar verdim.

yanlış ülke yoktur. o "karanlık" arap ülkeleri, bugünkü denizcilik sistemini, cebiri, astronomiyi doğuran topraklar.

hepimiz politikaların şekillendirdiği bir hayat sürerken, bu insanların baskı rejimlerinden biraz nefes almak için buraya geldiğini hatırlamak gerek. o bisikletin üstünde dalgalanan bayrak hali, o kadın hakkında çok şey anlatıyor aslında. salt bir tutarsızlık değil. hemen cıkcıklamamak gerek diye düşünüyorum.

uzun oldu ama, napalım.

Tanya's dedi ki...

Sevgili,

Vizeleri kaldırırken acaba istilayı düşünmediler mi? 80lerde de aynı şey yaşanmıştı hatırlarsan..bir pislik..bir kaos hakimdi büyük şehirlere...

Tanya's dedi ki...

Nazo,

İman gösteriye dönü
ştüğü zaman bizlerce komik bulunuyor..o zaman saygın kalmıyor..yoksa inanarak ibadet edene..gösteri yapmayana saygım sonsuz...ama bisiklet sepeti olmuyor yahu...tıpkı koca jiplere de olmadıkları gibi..

Tanya's dedi ki...

Zoitsa,

Büyükada feci durumda..bizim ada daha az ama istilayı görebiliyorsun..ha turist gelsin ama kardeşim hep arap mı gelsin yahu...

Tanya's dedi ki...

Arjantin,

Benim değindiğim canım memleketimin arap ülkelerinin hizmetine sunulması ve aynı ölcüde büründüğü görünüm...adaları görseniz..temizlik imandan gelir..islam öyle der..ama arap turistlerin yarattığı kirlilik görülmeye değer...yoksa kimsenin ibadetine diyecek sözüm yok..gösteriye dönüşmediği sürece...

mermaid dedi ki...

Yazıda şunu anlayamadım: 1400 yıl öncesinin fikirleri ve su kayağı?
O zaman Avrupa dediğin ileri medeniyet, doğumu milat kabul edilen bir adam (isa) ve onun ne idüğü belirsiz, geri kafalı tarih öncesinde kalmış 12 havarisinin peşinden gidiyor olmuyor mu? Üstelik kitapları da bir karışık ki sorma. Musa desen ondan da geride, Yahudiler yandı. İbrahim, ohooo tarihin karanlık sayfalarında. Dinler ve diğer öğretiler arasında kronolojik bir sıralama yaparsak, en sonuncu Hz Muhammed’in getirdiği değil mi?
Sen kabul etsen de etmesen, İslam iyilik ve güzelliği emreder. Asla bir “dünyadan elimizi ayağımızı çekelim” durumu yoktur. Çünkü gerçek bir Müslüman herkesten çok çalışır ve en iyiye layıktır. En şık yerlerden giyinebilir, hayatta hiçbir konudan geri kalması da gerekmez. Şartlar basit: hak yemeyecek, dürüst olacak, doğru olacak. Bu kadar.
Ayrıca bir milleti “Araplar böyle böyle” diye genellemeyi, ırkçı buluyorum. Eminim içlerinde bu genellemeden rahatsız olanlar vardır. Bu tür genellemelerden en çok rahatsız olan millet biz olduğumuz için belki, bunu yapmak da bize hiç yakışmıyor.
Bu duygularını içtenlikle paylaştığını biliyorum. Ama ben de inan bütün içtenliğimle bu tahammülsüzlüğü anlayamıyorum. Gerçekten anlamıyorum. “Zavallıcık”tan, “aman gözüm görmesin”e o kadar hızlı geçiyorsun ki…
Kadın neyi yanlış yapmış? Bisiklete binmesi mi hata? Yoksa senin gördüğün yerde binmesi mi? Sana ait olduğunu düşündüğün bir alanda yer alması mı? “Ama suyumu bulandırdı, manzaramı bozdu” demekten farksız bu. İster bisiklete biner, ister tramplenden atlar, ister business uçar. Bu onun seçimi ve dini ona “çarşaf giyiyorsan bisiklete binemezsin” demiyor. Ya da zaten dini çarşafı bile emrediyor mu tartışılır. Bu şey gibi “hacca gittim artık alkol almam” Yo her ikisi bir arada olabiliyor, çünkü ikisi birbirinden bağımsız. Ayrıca sen o çarşaflı kadının cehaletine acıyorsan, en azından bisiklete bindiğine sevinmen gerekmez mi? Hani yazık evinde boğulacağına iki insan görüyor, belki kendinden farklı insanlar görmek dünyasında başka pencereler açar, aydınlanır diye düşünmen gerekmez mi?
Karanlık dediğin yerden yükselir ışık. Her anlamda. İstesen de, istemesen de, dünya kurulduğunda beri böyle.
Ayrıca “hiç kalmamaları gerekirken” söylemini bir öğretmene hiç yakıştıramadım.

Tanya's dedi ki...

Merve,

Ben kim miyim? ben vatansever..Atatürkün izinden giden..kendini çağdaş dünyaya yakın gören bir kadınım..durumu son derece nettir benim..inanç gösteriye dönerse sempati duymam buna..pohpohlamam...yürekten inança saygım sonsuzdur ancak..o inanç her ne ise..

Post bence gayet alakalı..adalarda yaşayan bir birey olarak rahatsızlığımı "kendi bloğumda" belirtebilirim sanırım.

Ve kimsenin de hayallerinin içinde veya dışında olmaya ihtiyacım yok.

Tanya's dedi ki...

Hürrem Sultan,

Fransaya destek vermemek mümkün değil herşeye rağmen.hehehe.

Ben kadınların ikinci sınıf bile olmaya savaşmamalarını anlayamıyorum..erkeklerle eşiti zaten geçtim..

Tanya's dedi ki...

Deryik,

Arap hayranlığımız yüzünden yarımız bence..ne batı ne doğu..ama yakın durulan ülkeler hep arap ülkeleri..benim sıkıntım bu..

Bu rejimle pasaportunu elbette yenemezsin..çözüm varsa bunun baştan yapılması gerek..göstermelik AB yaklaşımları ile değil..eğitimle..öğretimle..imam hatip yerine sanat okulları acarak..bilime ağırlık vererek..bilim sadece arap topraklarından değil osmanlı topraklarından da doğmuştur..bunu araplara bağlamak ve hayranlık duymak enteresan..

Bende aynı pasaportla yaşıyorum..bende sıkca yurt dışına gidiyorum..benim bir sıkıntım yok..gözüm yeşil ama ben esmerim..kimse damgalamadı beni...

Ben yine de adada arap populasyonu yerine modern yüzleri tercih ediyorum ve "kendi bloğumda" cıkcıklıyorum gönlümde...nassa benim özel alanım burası..

Peh benimki de uzun oldu ama napalım..

Adsız dedi ki...

bence yetersiz olduğun konuları bloglama tanya. biz seni ne yaptım ne giydim ne kaa para harcadım kaç kilo aldım almadım postlarınla sevdik -benimsedik.
haa bu benim özel alanım ne yazarsam yazarım diyorsanda... ciddi ve donanım sahibi insanların eleştirilerine açık ol..bence tabii..

fulya harputluoğlu

Tanya's dedi ki...

Fulya harputluoğlu,

Ben bu blogda hiç para harcamadan bahsetmedim..ama bu kadar sığ bir algı oluştu ise sende ne yazık.

Donanım konusuna gelince...algı zayıflığına bakılırsa coğu insandan daha donanımlıyım..ve farkındaysan eleştirel yaklaşan tüm yorumları yayınlıyorum...eleştiri ile alakalı bir sorunum yok zira benim...

Yoksa seni de yayınlamazdım..nede olsa burası "özel alan"..ama karşı görüşler de olmalı ki hayatta bir renk olsun..

Algılamadığın post konusu ise islam değil adaların çirkin istilası..ana fikir...

sonuncuposta dedi ki...

nasıl "zavallı" bir yazı, sizin gibi sabit fikirli insanların ne giydiği ile ilgilenen insanlar, yok olmanız gerekirken çoğalıyorsunuz.

Tanya's dedi ki...

Sonuncuposta,

Biz zavallılara başbakanımız üreyin dedi..

Çoğalmamız sizi korkuttuysa üzgünüm hehehe.

deryik dedi ki...

verdiğim örneklerin osmanlılardan çok önce ortaya çıktığı malum. ayrıca ben ekstra bir "hayranlık" beslemiyorum; böyle bir çarpıtmaya da anlam veremedim. ne hayranlığı? ben sırf araplara yakın durulsun da demedim. ben topraklardan bahsettim, osmanlı da, ingilizler de geçti oralardan.

bir kültürü 1400 yılla kısıtlamak bir haksızlık, bunu söyledim ben. bugün arap kökenli bir sürü bilim adamı, sanatçı, müzisyen var. yok mu demeliyiz?

hayranlık duymak için sadece ve sadece batıya bakmak da enteresan o zaman; çünkü batı, kültüründeki doğu etkisini reddetmez. matematik hindistan, matbaa çin, cebir arabistan kökenli. pusula da doğudan örneğin. bunu söylemek mi hayranlık? hayranlığa çıkacak ne dedim, anlamış değilim. basit bir tarihsel kronolojiden, geçişkenlikten bahsettim.

avrupa konusunda referansım da sıkça yurtdışına gitmek değil, düzenli bir şekilde yaşamaktı. arada devasa bir fark var: oturma izni. benim kastım, avrupada yaygın bir önyargı olması ve istediğiniz kadar kültür ve eğitimden bahsedin, bazı avrupalıların o önyargıda, kafatasçı bir eşikte inat etmeleri - hepsi de demedim. hollandada aşırı sağın yükselişi malum, bu kafatasçılar da arttı.

sorunlar yeni değil maalesef. köy enstitülerini dinleyerek büyüdüm ben. benim için atatürkçülük, "arap gitsin, avrupalı gelsin" demek olmadı hiçbir zaman. benim anladığım şudur: öyle bir kültür ve ülke yaratırsınız ki, iki turistin gelmesi şeriat tehlikesi alarmları çaldırmaz; çünkü temeli sağlamdır. benim idealim bu.

bu temel sağlam olamamışsa, elin arap turisti n'apsın? son 50 yılda üzerine bi taş koyamadıysak, turistle ilgisi yok ki. bizim asıl derdimiz bu olmalı.

bilim ve sanat. evet doğru, ağırlık verilmeli; çağdaşlaşmak tabii ki böyle olur. ama akp hükümetinin açacağı bilim ve sanat okullarına da güvenmem ben. çünkü aşırı muhafazakar bir kadrolaşmayla da olmaz. içerik, kimin yapacağı önemli bence. haliyle devlet bugün sanat okulu açsa, açıkçası beni kesmez. sizi de kesmez diye düşünüyorum; güvenmeyiz çünkü.

ama arap turistin türk eğitim sistemine etkisi nedir, bilemedim. açalım okulları, doğru kişilerle, doğru şekilde? arap turistin geliyor olması buna engel değil ki... ama açmıyoruz. onyıllardır açmıyoruz üstelik. benim söylediğim bu. 80 sonrasında zorunlu sanat dersleri seçmeliye döndürüldü, seçmeli din dersiyse zorunlu oluverdi. içerik? sıfır.

blog tabii ki sizin, ama yorumlara açık. sadece fikre karşılık fikir bu.

Tanya's dedi ki...

Deyik,

ben şahsınıza bir hayranlık yaftası yapıştırmadım ki..bu alınganlık niye..ben genel olarak tavrımızın bu olduğunu, vizelerin kaldırılmasıyla birlikte bu hale geldiğimiz söyledim.

Doğu felsefesi benim de çalıştığım kıyet verdiğim bir öğretidir..kalıplara sıkıştırmadıkça.

Yurt dışına sıkca seyahat etmen,in yanısıra 7 yılda yurt dışında yaşamışlığım vardır..ifşa etmeye gerek görmemiştim ama sadece seyahat bilgilerimden değil dışlanmamışlığım..

Eğitim öğretimn ise bu hükümetle zor tabi..el birliğiyle vazgecmemek gerek..

Neyse okur benim derinliğimden şüpheli sizi de sıkmayayaım..aslında muhtemel görüşlerimiz cok ayrı değil..birbirimizi renklendiriyoruz..

Hoşluk...seviyorum..

n@zo dedi ki...

Benim yorumum Türkiye'de tatil yapan Araplara değildi. Türk olup da peçe takanlar..
Sevmiyorum, sevmeyeceğim de..
Baş örtülü yakınlarım var. Hepsini de seviyorum; çünkü herkes gibiler. Bir de garip örtüleri, garip şekillerde takanlar var ya onları da sevmiyorum, tıpkı peçeliler gibi. 3-4 kadın arkada, upuzun sakallı, garip giyimli erkek önde gördüklerim çoğalıyor bugünlerde..
inançlı bir insan olmama engel değil bu durum..
her neyse çok uzamış bir konu.. senin sığ görüşlü, benim uçlarda yaşamım olduğunu yazanlar var ya, çok güldüler beni :)

Gulsen dedi ki...

Sizin gibi insanların özgürlüklerine değer verdiğini umduğum birine hiç yakıştıramadım bu yazıyı. Ne yani, bir insan çarşaf ya da baş örtüsü giyiyor diye bisiklete binemez mi? Bu durumda mini etek giyen, dekoltesi olan biri de dua edemez mi? Din yalnızca ve yalnızca insanın kendi vicdanını ilgilendiren bir durumdur. Bir insana zorla bir dini benimsetemeyeceğiniz gibi o insanın dinine ve bunu yaşayış biçimine başkasının hakkını çiğnemeyip, başkasına zarar vermediği sürece dil uzatamazsınız. Dil uzattığınız noktada da, ne kadar özel alan olarak nitelendirseniz de birçok kişinin okuduğu halka açık bu ortamda o kişinin özgürlüğüne saygısızlık etmiş, hatta ihlal etmiş olursunuz. Hangi dinin mensubu olursanız olun bir dini bu kadar çağ dışı göstermeniz, o dine mensup olan birine tu-kaka yapmanız, onu kötü göstermeniz, üstelik bu din hakkında bu kadar yanlış bilgiye sahip insan varken etrafta onları doğrusunu öğrenmeye teşvik etmeden ve belki de siz de yeterince bilgiye sahip olmadan bu konuda bu dini çarşaflı bir kadın üzerinden karalamanız ne acı. Arap turistlerden rahatsızlığınızı vurgularken, üstsüz, alkolle taşkınlıklara sebebiyet veren yabancı turistleri eleştirmemeniz de ayrımcı bir yaklaşım bence. ( Bu turistleri eleştirmeniz için söylemiyorum bunu, sadece taraflı yaklaşımınızı vurgulamak adına söylüyorum. Herkesin başkasına zarar vermediği sürece özgürlüğüne saygım var. Herkesin de olmalı. ) Ayrıca çarşaf giyen birinin imanı gösteriye dönüştürdüğünü, bunu inanarak yapmadığını nereden çıkardınız? Nereden biliyorsunuz? Nasıl bilebilirsiniz ki? Hıristiyanların kiliseye gidebildiği, boynuna haç takabildiği gibi müslümanlar camilerine gidebilir, kendileri uygun gördükleri gibi giyinebilir. Bunu bir gösteri olarak görmüyorum. Ana fikriniz adaların istilasıysa, adaları istila eden birçok pasaklı Türk de biliyorum. Kimse onların bisiklete ya da lüks ciplere binmesini kınamıyor bu arada. Biraz daha saygı, ayrım yapmadan herkese.
Gulsen

Tanya's dedi ki...

Nazo,

Oh iyiki geldin de okudun,,uclarda yasarken firsat bulup..senin ogretmenliginle alakali diyecegim tek sey memleketin senin gibi ogretmenlere ihtiyaci var..ataturke inanan..pecenin karanligini her firsatta cocuklarina ogreten,,ben sig kafamla anca bunu dusunebilirim.

Sen tam gaz devam bakma burdaki ucbes atis tutusa..yayinliyorum fikirlerine saygimdan..kendime saygimdan.

Ha birde ne ogrendim, bizim kadinimiz o onde yuruyen sakalli cuppeli adamin bilmem kacinci karisi olmayi ozgurluk sayarmis..elden ne gelir.

Tanya's dedi ki...

Gulsen,

Her ne dinden olursa olsun inanc inanan ve inandigi arasindadir ve saygim sonsuzdur.

Benim ifade etmeye calistigim ne arap meraklisi milletmisizin baska bir sekliydi ki bu yorumlardan da yanilmadigim ortada.

Ve evet kara carsafa sempati duymuyorum ben, abartilmis bir kilik oldugunu dusunuyorum, tipki bir erkegin arkasinda yurumeye tamam demis kadinlari abartili bir uygulama buldugum gibi.

Yoksa kimsenin hak ve ozgurluklerine dil uzattigim yok. Hele hele o carsafin icindeki memnunsa.

Ha sarhos turistlerin adayi istila ettigi pazarlari da evden cikmiyorum..bu da kisisel tercihim.

Bilmem anlatabildim mi?

Gulsen dedi ki...

Kesinlikle Arap meraklısı olmakla alakası yok bunun. Bence yanlış bir ifade biçimi kullanmışsınız. Bu yazınızdan benim ve Arap meraklısı yaftası vurduğunuz birçok kişinin anladığı bence bir dini yaşama biçimine vurulan damga. Çarşaflının bisiklete binme özgürlüğünün elinden alınması, bir dinin geri kalmışlığının sadece çarşaflı bir kişi ya da Arap turistler üzerinden ilan edilmesi, kötülenmesi, genelleme yapılması. Siz burada tüm müslümanların bisklete binme, zengin olma haklarına dil uzatıyorsunuz bence ve birçok kişi de böyle anlayıp savunmaya geçtiyse bu Arap meraklısı olduklarından değil de bunu bu şekilde anladıklarından olabilir mi acaba? Ne Araplar ne de çarşaflı insanlar değil burada savunduğum, kişisel olarak sempati duysam da duymasam da insanların her türlü özgürlüğüne saygı duyuyorum. Ancak din kisvesi altında birileri zarar görürse, ölümler, katliamlar olursa sesimi çıkarabilme hakkım olduğuna inanıyorum. Aksi halde bana susmak, kişisel görüşümü kendime saklamak ve başkalarının haklarına saygı duymak düşer diye düşünüyorum. Kişisel tercihlerine sonsuza dek saygı duyuyorum ama aynısını bisiklete binen çarşaflı insanlara da yapmanın adilane olduğunu düşünüyorum ben. Onlardan da haz etmiyor olabilirsiniz ama sarhoş turistleri karalayıcı laf atmadığınız gibi onlara da halka açık bir forumda atmamalısınız diye düşünüyorum.
Saygılar,
Gülşen

ozge dedi ki...

Çok enteresan yorumlar geliyor.

Herşeyden önemlisi bu çarşaf ya da başörtüsü meselesini mini etek ya da şortla bağdaştırmanın inanılmaz büyük bir hata olduğunu düşünüyorum. Çünkü baş örtü meselesi kişisel ama özünde dini bir tercih olurken bunun mini etekle yakından uzaktan ilişkisi yoktur ve olmamalıdır. Elbette kimsenin fiziksel görüntüsü yaftalanmayı haketmez ama böyle bir tartışma zemininin algısal gerçekliği zedelediğini ve meşru olmadığını düşünüyorum.

Yazıya dair blog yazarına gelen eleştirilere gelince; her konuda yazı yazma özgürlüğü blog sahibine aittir, ve blog sahibinin kişisel güncesi ya da sitesi içerisinde yorum yapma hakkı vermiş olması, üstüne üstlük bu durumu tartışmaya açması da kişisel bir karardır. O yüzden her ne kadar bu ortamda tartışılan konu kimine göre "din" adı altında hassas bir konuya değinmiş olsa da tüm fikirler blog sahibine aittir ve yorumcuların, dinine göre uygun yaşayanlara hoşgörüsüz davranmakla suçladığı blog sahibine; aynı hoşgörüsüzlükle karşılık vermesi de bence yanlıştır.

Tarihi; karmaşa,imparatorluk, emperyalizm, savaş, devrim ve pek çok terimle tanımlanan bu ülkede yaşarken; bizler hiçbirşeyi doğru dürüst sindiremeden,daldan dala atlayan siyasetçiler ve onların siyasal hataları yüzünden; tartışamadan, göremeden ve anlayamadan yaşıyoruz. Ama bu konuda birbirine bunca fikrini beyan etmekten korkan insan varken bence bu yazı duruşunu açıkça belli etmesi açısından değerlidir.

Bazı insanlar için din herşeydir bazıları içinse hiç bir şey... Arap sevdalısı, din karşıtı, kemalist,dogmatik, fundamentalist, reformist, batı yanlısı, amerikan mandacısı bu yaftalar ancak hiçbirşey ile herşey arasındaki boşluğu büyütür. Kentleri paylaşmak onları kurtarılmış bölgeler ilan etmek o bölgelerde "istenmeyen"i "öteki"leştirmek ve bunu bazen şiddete bile dönüştürebilmek ancak bizim kadar çok kültürlü ve zemini kaygan bir o kadar da karmaşık toplumlarda olur. Bir kere biz ne Batı ne doğuya aitiz, biz zaten araftayız. Önce bunu sindirmek gereklidir bence.

Bunu anlayabildiğimiz sürece bu ülkede yaşayan kimseyi bir yerlere çekiştirmeye ve oraya ait kılmaya gerek kalmayacaktır.

Eylül, dedi ki...

Bu yalnızca arap meselesi değil aslında, adanın haftasonu hali malum. Biz büyükadada nefes alamıyoruz. Evimiz adanın zirvesine beş kala olduğundan azıcık şanslı sayılırız, fakat göğsü bağrı açılmış amele yanıklı,bakkala inerken ahlaksızlığı tavana vurdurarak tacizde bulunan her mahlukat benim için bu ülkeden defolup gitmelidir. İnanç meselesine çok saygılı olduğumdan belki eleştirmeyeceğim. Ama haklısın, sisteme bakılınca komik oluyor, misal bowling salonunda saçı kapamış olmakla birlikte tayt üzerine mini kot etekle bowling oynayıp milyon fotoğraf çekmek gibi. İnançların peşinden gidiyor olmak mühim mesele. Ben en çok bunu önemsiyorum. Hissedilenleri yani. Adalarımızı pisletiyor olmalarıysa, zaten uğradıkları hırpalamaya tuz biber.Gökdelenler dikip sahili çöktürmekte, parti tabelalarıyla yüz yıllık evlerin önlerini kesmekte, adayı küçük bostancı haline çevirmekte, ahlaksızca piyasa yapabilmekte tahrip. Piknik alanlarında bırakılan çöpler, daha geçenlerde yanan hala yaralarını sarmaya çalışan burgaz gibi kül olmaktan ürküyorum en çok. Vapur seferlerini azaltsınlar, haritadan çıkarsınlar.. Adada nefes alınmaz oldu artık. Asıl adalı tepkisi hakeden mesele bu belkide..

sevgiler..

asmabahce dedi ki...

Enteresan bir şekilde bu felaketi savunanın kadınlar olması daha da bir garip değil mi? Onlara işkence yapacaksın ve bunu da onlar savunacak!!!

PINAR dedi ki...

okuyup anlayamamanın ne demek olduğunu bu postunda ki yorumlarda gördüm Tanya :)

inanırmısın ekran karşısında gülüyorum :)

hatta h.sonu Şarköy'de haşema diye adlandırılan giysi ile denize giren hanımları, o ıslak ürünün tüm vücut hatlarını belli etmesine rağmen kıyıda top oynamalarınada güldüm. Özgürler istediklerini giyerler tabii ama vücüdunu belli etmemek için bunları giymesinler. Çünkü çok daha fazla belli ediyor..

Serinlemesinlermi bu sıcakta diyecekler.. Tabii ki en doğal hakları.. Ama amaç vücüt hatlarını nikah düşebilecek erkekten sakınmaksa uluorta halka açık plajda olmaz nu.. Ya hanımlar plajına gitmeliler yada özel havuza demek bile yanlış anlaşılıyor.(Yada öyle anlamak istiyorlar)

Gulsen dedi ki...

Burası bir blog, kişisel bir blog evet, ve blog sahibi kişisel görüşlerini özgürce paylaşabilir burada. Kimsenin buna bir laf ettiği, buna anlayışsızlık gösterdiği yok ama sadece bunun bir sınırı olması gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde herkes birbirine böyle ortamlarda sataşabilir, çirkin karalamalar, genellemeler yapabilir. Özgürlük denen şey başkasının özgürlüğünün sınırlandığı, ona dil uzatıldığı noktada biter. Hele de herkese açık bir ortamda. Lütfen işimize gelenlere değil sadece, hoşumuza gitse de gitmese de herkesin hakkına ve özgürlüğüne saygı duyalım meselesi bu. Hoşunuza gitmiyor olabilir bu manzara ama göz zevkinizi bozmaktan başka sizin özgürlüğünüzü kısıtlıyor mu çarşaflı birinin bisiklete binmesi, ya da haşema denilen mayolarla denize girmeleri? Bu onların tercihi sonuçta. Aynı plajda siz üstsüz güneşlenebilirsiniz, bu da sizin tercihiniz. Ta ki yanınıza gelip sizi rahatsız etmedikleri sürece sizin de onları herhangi bir şekilde rahatsız etmeye hakkınız yok diye düşünüyorum. Eşitlik budur. Başka konularda eşitliği bangır bangır savunurken bunu yapmaksa ayırımcılıktan başka bir şey değildir. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusudur. Olduğun gibi görünmemek, göründüğün gibi olamamaktır bence. Buraya karşıt yorumunu bırakanların da anlayışsızlıkla, Arap yandaşlığıyla suçlanmasını şiddetle kınıyorum.

MISSRED'S DIARY dedi ki...

millet amma çemkirmiş, böyle olaylarda bir savunuculuk, bir koruyuculuk!!!

Eline sağlık ne güzel yazmışsın. Benim göz zevkimi acayip bozuyorlar ninja kıyafetleriyle hele de yaz geldiğinde. Kimse merak etmesin onlar da o kıyafetlerin içinde yanıp tutuşuyorlar bizim gibi olabilmek için. Özgürlük, inanış falan değil çoğu zorla o çarşafların içinde. Ah ben ne çarşaflılar, ne baş örtülüler tanıyorum anlattırmasınlar şimdi bana!!!

Bir de kapalılar lütfen parmak arası terlik giymesin:)))

Tanya's dedi ki...

Gılsen,

Uzun yorumlarınız için teşekkürler.

Ben sıkıldım yanıt vermekten..

Tanya's dedi ki...

Özge,

Yorum için teşekkürler..ve evet ben şaşırıyorum butür yorumlara..daha da fazla yorumlamıyorum o yüzden.

Tanya's dedi ki...

Eylül,

Bu sene büyükada cok fena..bizim adada payını alıyor..sadece araplardan değil..her türlü ayarsız insandan yana..öncede söyledim ben hafytasonları sokağa cıkmıyorum.

Memnun olanlar var ama bu arap istilasından hehehe.

Tanya's dedi ki...

Asmabahce,

Yerden göğe haklısın..o yüzden yorumlara yanıt vermekten vazgectim..efendi gibi..

Ama birilerinin durumdan memnun olması düşündürücü.

Tanya's dedi ki...

Pınar,

Bende gelen yorumlara uzun süre güldüm..ne kadar anlayışsısız diye..birileri istediğini söylemekte özgürt ben kendi alanımda bişi deyince en tü kaka..

Maalesef o haşemalar feci..herşey ortada..iffet koruypruz..

neyse daha cok atıp tutmim.

Tanya's dedi ki...

Missred,

Ah sorma..herkesin çemkiresi varmış..herkes beni dilediğince eleştirebilir ama ben en ufak birşey söylememeliyim..bu nasıl işse..neyse ben sığ konularda yazmaya devam hahahyt.

Terlik konusuna ben hiç girmim hehehe.

Nurcan dedi ki...

Sevgılı Tanyacım,

Herkez neden bu kadar celallenmıs anlamadım,Sen acıksın ben ise başörtülü x ise carsaflı sen insansın ben insanım x de insan senin düşüncen farkı benım düşüncem farklı x sin düşüncesı farklı bence herkez bırbırının fikirlerine saygı duymalı bır baskası gırtlagımı sıkmıyokı sende benım gıbı düsüneceksın dıye:D


Parmak arası terlık konusuna gelınce sevgili Missred,
kapalı dıye adlandırdıgı gruba bende giriyorum sanırım ve parmak arası terlıgın neden kapalılara yakısdıramadıgına anlam veremedım ben kimseye aaa cok selülitin var mini etek gıyınme göz zevkim bozuluyo diyemem hee eger amac günaha girmemizi engelemekse merak etmesin kimse, ayak bılegınden asagısı kimseciklere haram degil:D



Güzel memleketimde yaşayan acık kapalı müslüman veya gayri müslüm
bütün... insanları seviyorum


dipçik notcuk:D bugünki resmin bir harika eteginse acayip yakışmıs sana:D


Nurcan

Tanya's dedi ki...

NUrcan,

Sıkıntı sanırım herkesin senin gibi düşünmemesi..herkesin hayır benimki doğru demesi..sen gibi olsa herkes güllük gülistanlık olurdu ortam..ama bir çemkirme..bir inanıyorum ben özgürüm..sen karışlamazsın durumları sorma gitsin..başını örten özgür ben ise çemkirilen şu kendi özel alanım blogda..heyhat..

Yorumun için teşekkürler.

Hmm parmak arası terlik ise ilginç..ben tamamen kapanmayı emrediyor sanırdım...bak anlatınca cıkıyormuş ortaya.

Hehehe etek beğenisi içinde teşekkürler.

MISSRED'S DIARY dedi ki...

Nurcan;

Belki eski çağlarda yoktu ama ayak fetişizmi diye bir şey var günümüzde:)))))))

Tanya's dedi ki...

Miss Red,

Bu durum beni aşar..hehehe..

Nurcan dedi ki...

Sevgili Missred,

Konuyu saptırmasak,sizin parmak arası terlıgı lütfen giyinmeyin derken ayak fetişizmi düşünerek söyledıgınızı sanmıyorum.

Yaşaşın parmak arası terlik
hahayt...:D

MISSRED'S DIARY dedi ki...

Nurcan;

Bazı kadınlar başını kapatıyor ama o kadar dikkat çekici giyiniyor ve makyaj yapıyor ki bence başını kapatmasının bir anlamı kalmıyor. Tabi ki bunun sınırlarını ben belirleyemem ama dediğim gibi bir erkek ayak parmaklarından etkileniyorsa, dar kıyafetlerinden etkileniyorsa o zman başınızı kapatmanın ne anlamı kalıyor ki? Dolayısıyla baş kapatma şekilci bir olaymış gibi görünüyor ve insana bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirtiyor.

Nurcan istersen daha fazla Tanya'nın blogunu meşgul etmeyelim, cevap vermek istersen missredsdiary@gmail.com'a cevap verebilirsin, çünkü bu benim gerçekten merak ettiğim bir konu.

elevit dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Nurcan dedi ki...

Missred,

Ayak parmagımdan etkılenecek erkek varsın etkılensın hahayt,bu konular uzun mevzular ve hissettigim kadarıyla aynı frenkansdan bakmıyoruz konulara ve yeterınce bılgı sahıbı degılım yorum yapmamında pek bir manası yok konuyu uzatmamında...