Çarşamba, Eylül 16, 2009

Ütopya

Bazen diyorum ki kendi kendime..alıp başımızı sevgili ile gidelim...insana insan gibi değer verilen...birinin canını yaktığında senin de canını yakan...hastanelerde emekli insanların sürünmediği...yaşlıların diledikleri gibi yaşadığı..gençlerin yarışa tabi tutulmadan istedikleri eğitimi aldığı...domatesin hormonsuz olduğu...sosyal güvencenin gerçek olduğu...tüm arabaların hybrid olduğu..bebeklerin ölmediği...


Ben en iyisi biraz Ütopya okuyayım bu akşam..Thomas Moore'dan...


Milliyetciliğim duruyor ama humanistliğim biraz daha su üstüne çıktı benim...

18 yorum:

phoenix dedi ki...

Bilgi ceza,bilgi suç.. Taşımak ağır...

hayatimdaki D'ler dedi ki...

Aaaaaaaaaaa, olur mu öyle Tanya. Ne zevki var yaşamanın :) Şöyle yürürken kafana saksı düşecek, yolda giderken açık kanalizasyon deliğine uçacaksın,bir yağmur yağacak,evine su basacak. Yok yok biz adrenalinsiz yaşayamayız :)
Alışmışız bir kere,öyle yerler bizi bozar....Racona ters....
Sevgiler
Pınar

ipex dedi ki...

kendi memleketimizde yaşamak istemez hale geldik, ne acı :( ama inanın bana gidince insan dönmeyi daha çok istiyor! evet insanlar insan gibi yaşıyor, hayat değerli falan ama ekmeğin kokusu bile farklı buralarda! sokaktan simit alacağım günleri iple çeker oldum :)

Tanya's dedi ki...

Phoenix,

Çok ağır çok..

Tanya's dedi ki...

Pınar,

Evet ya..haklısın aslında adrenalin olmazsa sabah uyanmanın manası ne kuş sesi bile olsa duyduğum..benim bünye aşışmış kornaya..

Racona ters hakkatten de..bileğim burkulacak yahu benim kaldırımda yürürken..

Hahayt..hala gülüyorum..

Tanya's dedi ki...

İpex,

Elbette simit kokusu..pide kokusu..hepsine karışmış kanalizasyon kokusunu en çok özler insan..haklısın genetik kodlarımıza kazınmış nu sallapatilik..kadercilik..özler insan simidi..yanında çayı..hele de bunu vapurda yiyip içmeyi...

Gökyüzünün ömRü dedi ki...

Başlığı görünce aklıma üniversite yıllarım geldi...Sosyoloji mezunu olduğumu hatırladım bi an :)
Kitabı okuduğumda demiştim böyle şeyler anca kitaplarda olur gerçek hayatta imkansız diye...Günden güne daha da kötüleşen dünyada o kitap bir rüya gibi kalıyor...
Keşke öyle bir yer olsa ben de sevgilimi alır gelirim eşlik ederim size :)

Sebnem'den dedi ki...

O dediğin yer bence de Ütopya Tanyakuş...

Ersin dedi ki...

canım sevgili ne güzel bğr yer tarif ettin canım ülkemiz bizim gördüğümüz bir zamanda öyle olabilse keşke....
biz çok ister ve direnirsek olur belki

banu dedi ki...

Normalde olması gereken şeylerin bizlere ütopik gelmesi çok acı.Tabiki simitimizi,ekmeğimizi memleketimizde yiyelim ama insancada yaşayalım değil mi?

gRanGe dedi ki...

belki o kadar olmasada mutlu olmak elde ...
lakin kendi başımıza değilde ulusça bu şartlarda olmayı bekliyorsak hahaha sadece gülerim çünki ütopik kelimesi bile ihtimalli bişey olur...bi kaç gün ewwel bişiler keşfetmişim bende ..demekki hepten şikayetçiyiz..

http://icindengelenlerlekamuyaacikbirsinan.blogspot.com/2009/09/gununun-formunu-sen-belirle.html

Tanya's dedi ki...

Gökyüzünün Ömrü,

Çoğu şey artık sadece kitaplarda kaldı zaten...

Haydi toplanın gidiyoruz..

Tanya's dedi ki...

Şebo,

Evet evet Ütopya...

Tanya's dedi ki...

Sevgili,

İStiyoruz ve direniyrouz zaten..ama bizim kadar istemeyen o kadar cok adam var ki şu güzel ülkemde..

Tanya's dedi ki...

Banu,

Elbette...şu güzel hava deniz..mis gibi simit kokusu başka nerde var yahu..

Tanya's dedi ki...

Sinan,

Yazı hemen okundu...mutluluğun sebebi bulundu..ama bünye işte..fenalıkları görmeden gecemiyor ..

Atom Karinca dedi ki...

Güneşi unutup Iskandinav ülkelerinden birine taşınmalı ancak...
Ama Ipex de haklı...

Tanya's dedi ki...

Atom Karınca,

Güneşi unutmak mı ?..o belki ama simidin kokusunu napıcaz?